Sağlık

Konjunktivit, Konjunktivit Nedir, Vernal Konjunktivit 2022

Konjunktivit, Konjunktivit nedir, Vernal Konjunktivit, Konjunktivit hakkında bilmeniz gereken soruların yanıtları makalemizde yer almaktadır. Konjunktivit hakkında bilgilere web sayfamızda bulunan içeriklerden detaylıca erişebilirsiniz.

konjuntivit nedir
konjuntivit nedir

Göz küresini dıştan ve göz kapağını içten saran ince ve saydam bir doku olan konjunktivanın iltihaplanmasına konjunktivit denir. Buna genellikle bir virüs ya da bakteri sebep olur. İltihaplanma olduğunda dokuda kılcal kan damarları belirginleşeceğinden normalde beyaz görünen konjunktiva pembe renk alır. Bu duruma pembe göz adı verilir.

Konjunktivite gereken önem verilmeli, hastalar sorunları artmadan göz doktoruna muayene olmalıdır. Pembe göz enfeksiyon kökenli olduğundan kolay bulaşır ve sağlam bireylere yayılır. Etkilenen kişilerin gözleri tam iyileşinceye kadar iş yerlerinden veya okullarından uzak kalmaları gerekir. Bu halk sağlığı açısından önemlidir.

Viral veya bakteriyel kökenli konjunktivitler kolaylıkla bulaşabilmektedir. Enfekte olan gözde iyi hijyen uygulanması durumunda yayılma önlenebilmektedir. Yüz ve gözleri silmek için kumaş mendil ve pamuklu havlulardan kaçınılmalıdır. Eller mutlaka sık yıkanmalı ve gözlerden uzak tutmalıdır. Ayrıca düzenli olarak kontak lensler temizlenmeli ve göz kozmetikleri düzenli olarak silinmelidir

Konjunktivitin en yaygın sebebi viral infeksiyonlardır. Nezleye sebep olan virüsla benzer seyir gösterirler. Konjonktivitin belirtileri bir ya da iki hafta sürer sonra kendiliğinden geçer.

Stafilokok ya da streptokok grubu bakterilerin yol açtığı konjonktivitler yoğun kıvamda ve miktarda iltihabi sekresyona sebep olurlar. Daha kronik formdaki bakteriyel enfeksiyonlarda ise sabahları kirpiklerde hafif kabuklanma ve az miktarda bir akıntı izlenir.

Bir diğer konjunktivit tipi allerjik konjunktivittir. Bu tür konjunktivit bulaşıcı değildir. Vücudun polen, akarlar, küf mantarları ya da değişik tip allerjenlere karşı aşırı duyarlılık vermesi durumunda gelişr. Mevsimsel olan tip ilk baharda ortaya çıkar ve yaz sonuna kadar sürer. Bu tablo özellikle çocuklarda her yıl tekrarlar. Mevsimsel olmayan tip ise yıl boyunca devam eder.

Konjunktiva zarar gördüğü ya da iltihaplandığında kan damarları genişlemeye ve daha belirgin olmaya başlar. Gözde pembeleşme ilk bulgudur. Beraberinde göz kapaklarında şişme, gözde aşırı yaşarma, kaşınma, ağrı, bulanık görme ve yabancı cisim hissi ortaya çıkar.

Konjuntivit bazen tek bazen her iki gözde ortaya çıkabilir.

 

Allerjik kökenli konjunktivitte kaşıntı, enfeksiyon kökenli konjunktivitte cerahatli akıntı belirgindir.

Göz muayenesi ile konjuntivit teşhisi kolay konur. Göz doktorları biyomikroskop denen ışıklı büyüteç yardımıyla gözün çeşitli yapılarını incelerken gerektiğinde infeksiyon nedenini tespit etmek için göz akıntısından örnek alırlar.

Allerjik göz hastalıklarının tanısında hastadan alınacak tipik hikaye önemlidir. Bazen göz kapaklarının ters çevrilerek arka yüzeyinin incelenmesi gerekebilir. Çünkü buradaki doku içinde küçük alerjik odaklar oluşur ve bunları görmek tanıda yardımcı olur.

Pembe gözün tedavisi sebebe bağlı olarak değişir.

Bakteriyel bir infeksiyon varsa doğru antibiyotik uygulamasıyla birkaç günde tablo iyileşecektir. Viral konjonktivitin tedavisi yoktur. Ancak şikayetler 7-10 gün içinde kendiliğinden geçer.

Eğer konjontivit alerjik kökenli ise kaşıntı, kızarıklık ve akıntı gibi semptomlar göze akut dönemde uygulanacak soğuk kompresyonlarla birlikte antialerjik damlaların düzenli uygulanmasıyla büyük oranda kontrol altına alınacaktır. Günümüzdeki mevcut antialerjik ilaçlar sayesinde alerjik tablonun baskılanması için topikal steroidlere daha az gerek duyulmaktadır.

Bunun yanında kuru göz tablosunun hakim olduğu olgularda rahatsızlığı gidermek için suni göz damlalarından fayda sağlanır.

Konjonktivit Nedir?

Konjonktivit gözde kızarmayla kendini gösteren konjonktivit, konjonktiva ve gözün şeffaf dokusunun iltihaplanmasına verilen isimdir. Konjonktiva, sklera da denilen gözün beyaz ve şeffaf bölümünü ve göz kapaklarının içini kapsayan tabakadır. İçinde çok ince damarlar bulunan bu zar katmanı, gözün nemli kalmasını sağlayan maddeleri üretmekle görevlidir. Kırmızı göz hastalığı olarak da bilinen konjonktivit, konjonktivanın iltihaplanmasına neden olduğu için bu damarlar çok daha belirgin hale gelir. Aynı zamanda, gözün içindeki beyaz bölüm de kızarır.

Farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen konjonktivitten korunmak ve hastalığın tedavisi için düzenli olarak göz muayenesine gidilmesi gerekir. Bunun en önemli nedenlerinden biri konjonktivit çeşitlerinin çoğunlukla ileri aşamaya kadar herhangi bir belirti göstermemesidir. Bu nedenle, kalıcı göz hasarlarından korunmak ve erken teşhis için rutin göz muayenesi kritik öneme sahiptir.

Konjonktivit Bulaşıcı mıdır?

Konjonktivitin bazı türlerinin oldukça bulaşıcı olduğu söylenebilir. Örneğin, bakteriyel ve viral konjonktivit son derece bulaşıcıyken, alerjik konjonktivit bulaşıcı değildir. Viral ve bakteriyel konjonktivitte, hastaların gözlerini temizlemekte kullandığı havlu gibi herhangi bir kişisel eşyayla temas sonucu hastalık diğer kişilere bulaşabilir. Aynı zamanda, öksürme ya da hapşırma yoluyla da konjonktivitin bulaşabileceği unutulmamalıdır.

Konjonktivit Türleri Nelerdir?

Göz akında iltihaplanma nedenlerine bağlı olarak konjonktivit farklı türlere ayrılır. Bu türlere göre, hastalarda görülen belirtiler değişiklik gösterir ve buna uygun olacak şekilde tedavi planı oluşturulur.

Bakteriyel Konjonktivit

Bulaşıcı olan bakteriyel konjonktivit, adından da anlaşılacağı üzere bakteri kaynaklıdır. En yaygın belirtisi gözlerde açık yeşil ya da sarı renkte görülen akıntıdır. Müdahale edilmediği takdirde gözde kalıcı hasarlara neden olabilen bakteriyel konjonktivit, genel olarak hijyen kurallarına yeteri kadar uyulmadığı durumlarda görülür. El temizliğine dikkat etmeden göze dokunmak, bakteri üreten kozmetik ürünleri kullanmak ya da kalabalık ortamlarda bulunmak bakteriyel konjonktivite neden olabilir. Bu hastalığın tedavisinde ise genel olarak antibiyotik içerikli damla ya da kremler kullanılır.

Bakteriyel konjonktivit de kendi içinde akut, hiperakut ve kronik olarak üçe ayrılır. Özellikle hiperakut bakteriyel konjonktivit diğer tüm konjonktivit çeşitlerine göre çok daha şiddetli belirtilerle seyreder. Tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybı başta olmak üzere gözle ilgili ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Akut bakteriyel konjonktivit ise daha hafif seyreder. Genellikle ortalama 7 gün içinde kendiliğinden geçer. Bununla birlikte, hastalığın kronik hale gelmemesi için hastalara antibiyotik içerikli damla verilir. Kronik bakteriyel konjonktivit ise yaklaşık 4 hafta ya da daha uzun süre boyunca çeşitli belirtilerin görülmesine neden olur.

Viral Konjonktivit

Viral konjonktivit, çoğunlukla adenovirüslerin neden olduğu konjonktivit türüdür. Genel olarak soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının yoğun olduğu dönemlerde görülür. Bulaşıcılığı bakteriyel konjonktivite göre çok daha yüksektir. Bu konjonktivit türünün belirtileri hafif olduğu için genellikle herhangi bir tedavinin uygulanmasına gerek kalmaz. Birkaç gün içinde kendiliğinden geçebilir.

Alerjik Konjonktivit

Alerjik konjonktivit göz nezlesi olarak da bilinir. Diğer konjonktivit türlerinin aksine bulaşıcı değildir. Sık görülen bir göz hastalığı olan alerjik konjonktivit çoğunlukla polen, hayvan tüyleri ya da toz nedeniyle görülen bir rahatsızlıktır. Mevsimsel olabileceği gibi farklı nedenlerden de kaynaklanabilir. Hastaların büyük çoğunluğunda alerjik astım, alerjik rinit gibi alerji kaynaklı farklı hastalıklara da rastlanır. Şikayetlerin azaltılması amacıyla suni gözyaşı üreten damlalar, antihistaminik ilaçlar ya da iltihapları önleyici ve iyileştirici damla ve ilaçlar kullanılır.

Konjonktivit Nedenleri Nelerdir?

Konjonktivitin pek çok farklı nedeni bulunur. Bakteri ve virüslerin yanı sıra, alerjen maddeler nedeniyle de konjonktivit oluşabilir. Bakteriyel ve viral konjonktivitte genellikle çapak ve akıntı görülür. Bu durum, akut enfeksiyon olduğuna işaret eder. Hastaların gözünde kalıcı hasar meydana gelmemesi için bir sağlık kuruluşuna başvurulması en iyisi olacaktır.

Konjonktivitin genel nedenleri ise şu şekildedir:

      • Temiz olmayan ellerle gözlere dokunmak
      • Klorlanmamış havuza girmek veya konjonktivite yakalanan hastalarla aynı havuzu kullanmak
      • Üst solunum yolu enfeksiyonları
      • Gözlere saç, kıl ya da toz gibi yabancı maddelerin kaçması
      • Gözyaşı üretiminin yetersiz olması
      • Gözlerin tütün ve tütün ürünlerinin dumanına ya da kirli havaya maruz kalması
      • Kişinin mevsimsel polen ve/veya hayvan tüylerine karşı alerjisinin olması
      • Güneş ışınları ya da rüzgâr nedeniyle gözlerin aşırı kuruması
      • Gözlere kimyasal maddelerin temas etmesi
      • Kontakt lens kullanan kişilerde lens altında biriken kir ve tozlar

Konjonktivit Belirtileri Nelerdir?

Konjonktivit belirtileri hastalığın türüne göre değişiklik gösterir. Bazı hastalar gözde çok şiddetli kızarıklık, kaşıntı, ağrı ya da sulanma gibi belirtilerden şikayetçiyken, bazı hastalarda belirtiler daha hafif seyreder.

Konjonktivitin yaygın olarak görülen belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

    • Gözde kızarıklık
    • Gözde sulanma
    • Gözde akıntı
    • Gözde batma, acı ve ağrı hissi
    • Göz çevresinde kaşıntı
    • Bulanık ya da çift görme
    • Göz pınarında çapaklanma
    • Kirpiklerde iltihaplanma
    • Göz kapağında görülen şişlik
    • Işığa karşı hassasiyet ya da parlak ışığa bakamama

Konjonktivitin en yaygın görülen belirtisi göz akının kızarmasıdır. Genellikle iltihaplanmaya bağlı olarak görülen bu kızarıklık, göz damarlarının şişmesi ve bunun sonucunda ödem oluşmasından kaynaklanır. Bu belirtinin gözde kalıcı hasara yol açmaması için hastalara müdahalede bulunulması büyük önem taşır.

Daha çok alerjik ve bakteriyel konjonktivitte görülen göz kapaklarının şişmesi ise genellikle tek gözde başlar. Müdahale edilmediği takdirde, birkaç gün içinde diğer gözde de aynı belirtiler görülebilir. Kaşıntı ve yanma hissi ise özellikle alerjik konjonktivitin ayırt edici belirtilerinden biridir. Bu durumun geçmemesi halinde, hastanın sürekli olarak gözünü kaşıması yanma hissinin artmasına neden olabilir.

Alerjik ve viral konjonktivitin sık görülen ortak belirtilerinden biri de gözlerde sulanmadır. Bu durumda, gözlerde normale göre daha fazla gözyaşı üretilir. Bu da gözlerde aşırı sulanmaya neden olabilir.

Işık hassasiyeti ise tüm konjonktivit türlerinde görülebilen bir belirtidir. Özellikle açık havada güneş ışığında ya da karla kaplı ortamlarda bu hassasiyetin daha da artacağı söylenebilir. Işık hassasiyetinin yanı sıra, görme bozuklukları yaşanabilir ya da çok şiddetli ağrıyla karşılaşılabilir. Bu şiddetli belirtiler iltihaplanmanın kornea bölümüne de yayıldığının habercisi olabilir.

Bazı durumlarda hastalarda gözle birlikte kulak içi, kulak altı ve kulak önünde de ağrı hissi ve şişlik oluşabilir. Bu durum, genellikle viral konjonktivitte enfeksiyona bağlı olarak görülür. Çocuklarda ise bu belirtilere ek olarak boğaz ağrısı, yüksek ateş ve burun akıntısı da gözlenebilir.

Konjoktivit Tanısı Nasıl Konur?

Konjonktivit tanısının doğru konması tedavinin doğru planlaması açısından büyük önem taşır. Bunun için konjonktivitin nedenleri doğru anlaşılmalı ve buna göre konjonktivit türü belirlenmelidir.

Yapılacak mikrobiyolojik muayene çoğu zaman konjonktivit tanısı için yeterli olur. Tanı, klinik bulgulara ve belirtilere göre konabileceği gibi bazı durumlarda gözden alınan örneğin incelemesi sonucu da tanı konabilir

Konjonktivit Nasıl Tedavi Edilir?

Konjonktivit tedavisi hastalığın türüne göre değişiklik gösterir. Bu anlamda bakteriyel, viral ve alerjik konjonktivit için farklı tedavi yöntemleri uygulanır.

Bakteriyel konjonktivit vakalarında enfeksiyonun geçmesi için geniş spektrumlu antibiyotik içeren damla ve pomatlar kullanılır. Damla ve pomatların ortalama 7-10 gün boyunca düzenli kullanılması halinde hastada iyileşme kaydedilir. Belirtiler genellikle birkaç gün içinde hafifler ve hastalığın bulaşıcılığı da azalır. Tedavi boyunca hastalar, belirtilerin hafifletilmesi amacıyla sıcak ya da nemli kompres uygulayabilir. Aynı zamanda, ellerin gün içinde sık sık yıkanması da tedavi sürecinde bulaşıcılığın azaltılması açısından oldukça önemli bir noktadır.

Viral konjonktivitte ise genel anlamda tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Çoğunlukla hafif seyreden belirtilerle kendini gösteren bu konjonktivit türünde, bulaşıcılığın etkisini azaltmak için hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerekir. Hastalara pomat, göz damlası ve soğuk kompres önerilir. Viral konjonktivit tedavisi diğer tiplere göre daha uzun sürebilir. Bunun en önemli nedenlerinden biri belirtilerin alerjik konjonktivitle benzer olmasıdır. Dolayısıyla, hatalı damla kullanımında tedavi süresi uzayabilir.

Alerjik konjonktivit tedavisinde ise öncelikle alerjinin nedeni belirlenir. Alerji sebebine göre kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtilerin hafifletilmesi ve/veya ortadan kaldırılması amacıyla göz damlası ve alerji karşıtı ilaçlar kullanılır.

Konjonktivitten Korunma Yolları Nelerdir?

Günlük hayatta alınacak basit önlemlerle konjonktivitten korunmak mümkündür. Bu önlemler şu şekildedir:

    • Gözünde enfeksiyon bulunan hastalarla temastan kaçınmak gerekir. Özellikle viral ve bakteriyel konjonktivitin bulaşıcılığının yüksek olduğu düşünülürse, havlu, peçete, makyaj malzemeleri ve diğer kozmetik ürünler gibi kişisel eşyaların ortak kullanılmaması büyük önem taşır.
    • Ellerin gün boyu belli aralıklarla temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi gerekir. Kirli ellerle göz içine ve çevresine dokunmaktan kaçınmak hastalıktan korunma açısından önemli bir noktadır.
    • Göz enfeksiyonu geçiren bireylerin havuza girmekten kaçınması gerekir.  Havuza girerken koruyucu önlem olarak gözlük de kullanılabilir.
    • Öksürürken ya da hapşırırken ağzın ellerle kapatılması ve ellerin gözle temas etmemesini sağlamak gerekir.
    • Kontakt lens kullananların lenslerini diğer kişilerle ortak kullanmaması büyük önem taşır.
    • Kontakt lensler çıkarılırken ellerin temiz olması ve solüsyon kullanılması oldukça önemlidir. Aynı zamanda, duş sırasında lenslerin çıkarılması tavsiye edilir.
    • Gün içinde elle temas edilen masa, tezgâh, telefon, kumanda gibi eşya ve yerlerin düzenli aralıklarla temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi gerekir.
    • Kalabalık ortamlar, toplu taşıma araçları ve hava kirliliğinin ve sigara dumanının yoğun olduğu yerlerden mümkün olduğunca kaçınmak da alınabilecek önlemler arasında yer alır.
Yazıyı Oylamayı Unutmayalım 🙂
[Total: 2 Average: 5]

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Reklam engelleyiciniz web sayfamızı kötü anlamda etkilemektedir lütfen reklam engelleyicilerinizi kapatarak giriş yapın.